English

Yazı


SÜRGÜN ÇOCUKLAR BAHÇESİ (Kitap)

Satın al!

Sürgün Çocuklar | Aylin LivaneliStockholm'de karlı bir bahçede oynayan iki kız çocuğu. Birisi, babası Pinochet darbesinde öldürülmüş olan Şilili Cassandra. Diğeri, Türkiye'deki darbeden sonra, ailesiyle birlikte, bir anda kendini bu yabancı şehirde bulan, en yakın arkadaşı Aylin. Yıllar iki arkadaşı ayırıyor. İkisi de kendi kültürlerine, kendi dünyalarına dönerek birer yetişkin olmanın deneylerinden geçiyorlar. Paylaştıkları çocukluk sırları, yetişkinlikte, yerini farklı sırlara bırakıyor.

Aylin ve Cassandra, dünyadaki darbelerin sürgüne zorladığı milyonlarca küçük çocuktan yalnızca ikisi. Ancak politik koşulların ve sürgünlerin ülkeden ülkeye savurduğu bu çocukların duyguları, neler yaşadıkları ve nasıl şekillendikleri konusunda çok az yazılıp çiziliyor. Aylin Livaneli, Cassandra'yla dertleştiği Sürgün Çocuklar Bahçesi kitabında bu konuyu irdeliyor; daha iyi bir yaşamın yollarını arıyor ve bu yolu, sonunda, binlerce yıllık felsefe geleneğinde buluyor.

Kitap hakkında yorumlar…

Yazarın bir zamanlar kendisi gibi sürgün bir hayatın parçası olan çocukluk arkadaşına yazdığı mektuplardan oluşan bu kitap gerçekten yaşanmış, özümsenmiş, biriktirilmiş ve özenle emanete bırakılmış değerli bir çalışma. Kitaplar moda diye okumuyorsanız eğer, (Aylin Livaneli'den diyet listesi filan da beklemeyin sakın ha, hiiiiç ilgisi yok, hiç!) son zamanlarda bütün kalbimle önereceğim en iyi kitaplardan biridir… İnsan her arkadaşlıkta kendini büyüttürmüş ya Aylin'in yazıda ve düşüncede nasıl büyüdüğüne tanık olmak isteyenler için bu kitap iyi bir arkadaş olur..

Iclal Aydin, Vatan

Livaneli, kendine bakma, kendine doğru yürümenin kitabını yazıyor… Varoluşun anlamı, yaşadığımızın sebebi, bireyin arayışlarının sonsuzluğu, sıkışıp kalmışlığın sanrısı, kendini değiştirmenin yolunu bulmanın yönelimleri sorarak sorgulayarak yaşamanın bizleri hangi labirentlerde gezdirdiğini gösterecek biçimde kitapta yer almış.

Livaneli, yer yer sofistike bir söylemi öncelese de; yaşam ve okuma deneyiminin kapısını aralayarak bizleri buluşturduğu düşüncelerde hayatın "sahih" duruşu vardır. Yaşadığımız dünyaya bakmanın yetmediğini, bunu anlamanın ne demek olduğunu; kendimize doğru yürürken de bunu değiştirmeye nereden/nasıl başlamamız gerektiğinin bazı ipuçlarını vermesi ise insan sıcaklığının taşıyıcı bir öğesi olarak öne çıkıyor. Çünkü, Livaneli, hayatın yeniden yorumunu bilgiç bir edayla yapmaz. Çıkış noktasında yaşanmışlık, gözlem, anlama, bilme duygusu yatmaktadır.

Aylin Livaneli'nin kitabını yüzleşmenin, insanın kendine doğru yürüyüşünün kitabı olarak da okuyabilirsiniz. Yer yer anı kıpırtılarını dile getirmesi ise yazdıklarının anlamını daha da pekiştiriyor.

Bu kitabıyla karşımızda inandırıcı, yazdıklarının derinliğini bilen bir yazar var. Ötesi, bundan sonra neler yazacağını merak ettiren...

Feridun Andac, Dunya Gazetesi

Gazete yazıları...

-Hürriyet - Armani'nin Elia Kazan'a Hediyesi

-Hürriyet – Harvard'ın Kadınsız Tarihi

-Hürriyet – Penceremde Güneş Var

-Hürriyet – Aşkın Kimyası

-Hürriyet – Kimlik ve Yabancılaşma

-Hürriyet – Ku Klux Klan

-Hürriyet – 100 Muhteşem Kadın

-Hürriyet – Irkçılık ve Nefret

-Hürriyet – En İyi Yaz Arkadaşları

-Hürriyet – Gitarın Ağıdı

-Milliyet – Kadının Ayak Sesleri